Yazılar

İBRAHİM HAKAN COŞKUN
Bugün "Anneler Günü" için şiirlerim. Yeniler ve eskilerden bir tutam.

Aşkımın Annesi
Sevgilim, yolum, yoldaşım,
Bir oğul verdin bana
Büyüttün ikimizi de...
Ona insanlığı öğrettin,
Bana büyümeyi, babalığı...
Sevdam sonsuz,
Sığmaz günlük kutlamalara

i.h.c 10 Mayıs 2026

ANALAR
analar, yuvalar kuran,
yaşamı yaratan.
analar, büyütüp oğulları,
kızları ummana salan.
analar, çiçekten taçları
ilmik ilmik dokuyup,
barışı uman.
analar, ağıtlarla meydanlarda
kayıplarını arayan.
analar, pusularda, kuytularda
acımasızca kıyılan.
analar, sonsuzluğa giderken,
yetimler bırakan.

i.h.c 10 Mayıs 2026

ANNEM
BENDEKİ ÖYKÜSÜ


“duvar işçisi yaşamın
maviye boyadı duvarları
ikinci sınıfı uzamın
annem yeşil yeşil baktı”

sessizce çekilip bir köşeye
yaşanmamış günler çilerdi

sırtında kerpiç, karnında döl
yeni gelin yiğitliğiyle
örmüştü mahpusluğunu

dala, sıçraya düşler görüyordu
gözleri gibi ışık, yemyeşil düşler

-mürüvvetini görmüştü çocuklarının
yedi doğurup altı büyütmüştü
ikincisi, ceylan gözlü Nesrin’i
“tanrının hikmeti” işte, ölmüştü
ve birkaç damla yaş kadar kısa
sürmüştü acısı yüreğinin… -

düşler görüyordu, kuş uçuşlu
güz gülüşlü düşler…

- altı gülüşü emeğinin
yüzlerceye bölünmüştü
yüzlerce gülüş
torunlarının bal dudaklarında-

çökelek, peynir, yağdı
baldı ince parmaklarından
ağzımıza sızan
anamdı en çokta
büyütüp uçurmuştu
altı tane kafesinden.
sonda başlangıcı yaşarken

çayırdan yolduğu saçlarını
tek dertdaşı ineğin
memelerinden sağarken
[ben hep o ineği, annemle doğmuş
annemi büyütmüş, birlikte gelmiş
bize yaşıt yavrularının ayrılık acısıyla
yoğurt diye sunmuş soframıza
çimen kokulu göz yaşlarını
o ineği anamla yaşıt sanırdım]

yalnızdı, yalnız kalacaktı
olsundu kahırlanmazdı anam
ağlamazdı kendi haline
ağlardı filmlerde gördüklerine
yapma dünyalarına hanfendilerin
kör fabrikatör kızlarının sevdalarına

o geldiğinde dünyaya
hiç tatmadığı anne kokusundan
kural böyleydi
eşya gibi gelmiş
eşya gibi gidecekti

ama ördüğü çilesini;
giydirip kazak diye oğluna
etek edip kızına
giydirip yaşam diye torunlarına
emeği belletecekti
göz nurunun yeşilinden
turkuaz denizler üretecekti

ve ana ben senin uzaklarda
anımsayıp sessiz güzelliğini
yaşanmamış düşler
çiçekli kavgalar
yazacağım annelerin avuçlarına

i.h.c 15.2.1988
(düzenleme 9.2.2018)


ANA

mavi gözlerinde sonsuzluğu tanıdım,
hüznünde yalnızlığı.
sen mahkumdun
dağların arasında sıkışmış
kara parçasına,
ben gözlerinden ağdım ummana.
bakışlarındaki şefkatte
güneşi buldum
ana...

i.h.c 12.05.2014