kırk yılda mayalandı içimdeki yazma aşkı, şiir aşkı
Yazılar
İBRAHİM HAKAN COŞKUN Bugün "Anneler Günü" için şiirlerim. Yeniler ve eskilerden bir tutam.
Aşkımın Annesi Sevgilim, yolum, yoldaşım, Bir oğul verdin bana Büyüttün ikimizi de... Ona insanlığı öğrettin, Bana büyümeyi, babalığı... Sevdam sonsuz, Sığmaz günlük kutlamalara
“duvar işçisi yaşamın maviye boyadı duvarları ikinci sınıfı uzamın annem yeşil yeşil baktı”
sessizce çekilip bir köşeye yaşanmamış günler çilerdi
sırtında kerpiç, karnında döl yeni gelin yiğitliğiyle örmüştü mahpusluğunu
dala, sıçraya düşler görüyordu gözleri gibi ışık, yemyeşil düşler
-mürüvvetini görmüştü çocuklarının yedi doğurup altı büyütmüştü ikincisi, ceylan gözlü Nesrin’i “tanrının hikmeti” işte, ölmüştü ve birkaç damla yaş kadar kısa sürmüştü acısı yüreğinin… -
düşler görüyordu, kuş uçuşlu güz gülüşlü düşler…
- altı gülüşü emeğinin yüzlerceye bölünmüştü yüzlerce gülüş torunlarının bal dudaklarında-
çökelek, peynir, yağdı baldı ince parmaklarından ağzımıza sızan anamdı en çokta büyütüp uçurmuştu altı tane kafesinden. sonda başlangıcı yaşarken
çayırdan yolduğu saçlarını tek dertdaşı ineğin memelerinden sağarken [ben hep o ineği, annemle doğmuş annemi büyütmüş, birlikte gelmiş bize yaşıt yavrularının ayrılık acısıyla yoğurt diye sunmuş soframıza çimen kokulu göz yaşlarını o ineği anamla yaşıt sanırdım]
yalnızdı, yalnız kalacaktı olsundu kahırlanmazdı anam ağlamazdı kendi haline ağlardı filmlerde gördüklerine yapma dünyalarına hanfendilerin kör fabrikatör kızlarının sevdalarına
o geldiğinde dünyaya hiç tatmadığı anne kokusundan kural böyleydi eşya gibi gelmiş eşya gibi gidecekti
ama ördüğü çilesini; giydirip kazak diye oğluna etek edip kızına giydirip yaşam diye torunlarına emeği belletecekti göz nurunun yeşilinden turkuaz denizler üretecekti
ve ana ben senin uzaklarda anımsayıp sessiz güzelliğini yaşanmamış düşler çiçekli kavgalar yazacağım annelerin avuçlarına
i.h.c 15.2.1988 (düzenleme 9.2.2018)
ANA
mavi gözlerinde sonsuzluğu tanıdım, hüznünde yalnızlığı. sen mahkumdun dağların arasında sıkışmış kara parçasına, ben gözlerinden ağdım ummana. bakışlarındaki şefkatte güneşi buldum ana...